Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu tarafından yapılan açıklama şu şekilde;   ”Yanlış ekonomik ve tarımsal politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, ülkedeki açlık riskini giderek büyütüyor. Gıdaya erişimi zorlaştıran fiyat artışları vatandaşları yetersiz ve sağlıksız beslenmeye zorluyor.  Uzmanlar bu durumun, önemli sağlık sorunlarına yol açma riski taşıdığını belirtiyor.   Son bir yılda kamu çalışanları ve kamu emeklilerinin ücret ve aylıkları enflasyon farkları da dâhil yüzde 85,6 oranında arttı. Asgari ücretteki artış yüzde 94,6 oldu, işçi ve bağımsız çalışanların emekli aylıkları ise yüzde 78,61 oranında arttı.   Faiz indirimleriyle Türkiye’nin, yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği 2021 yılının eylül ayında 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl kasım ayında 309 lira ödemek gerekiyor.   Kamu çalışanı ve emeklisinin eylül 2021’deki 100 liralık geliri bu gün 185,6 lira, asgari ücretlininki 194,6 lira, işçi ve bağımsız çalışan emeklisininki ise 178,6 lira oldu.   Ancak Kamu-Ar verileri bizlere göstermektedir ki; TÜİK verilerinin aksine halkın enflasyon oranları yüzde 200 sınırına yaklaşmaktadır. En fazla tüketilen 64 gıda maddesinin fiyatı ekimde bir önceki aya göre yüzde 4 oranında artarken, son bir yıldaki artış ise yüzde 167,4 olarak gerçekleşti. Gıdada ise bu yılın ilk 11 aylık dönemindeki fiyat artışı ise 119,1’e ulaştı.   Yıl sonu memur, emekli ve işçilerin zam oranları hesaplanırken TÜİK’in oranlarının baz alınması emekçilerin yaşam maliyetlerini karşılayamaz hale getirmiştir. TÜİK’in açıkladığı dört aylık yüzde 10,45 oranında enflasyon açıklaması ile alınacak maaş zamları sadece kasım ayında yüzde 4 oranında halkın enflasyonunun yanında yaşanacak hak kayıplarının en açık göstergesidir.   Sadece gıda fiyatlarında bile bu oranlarda artış yaşanmasının yanı sıra kira, yakacak, akaryakıt gibi zorunlu giderleri bu zam oranları ile karşılamak mümkün gözükmemektedir.   Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; AKP iktidarının yaşanılan bu ekonomik buhranda sadece tüketim odaklı bir toplum yaratma çabasından vazgeçilerek, akla ve bilime uygun ekonomik politikalar yürütmesi gerekliliğini ve yurttaşları açlık riski ve zam sarmalından kurtarmak adına düzenlemeler yaparak üretim ve tarımsal politikalara yönelmesi gerektiğini hatırlatıyoruz’’ ifadelerini kullandı. Kaynak: Urfa Haber

By admin